Kışın en soğuk günlerini yaşadığımız Ocak ayında, Türkiye genelinde ciddi bir salgın yoğunluğu yaşanıyor. Vatandaşlar “Hastalığım neden geçmiyor?”, “Bu grip mi yoksa korona mı?” sorularıyla hastanelere akın ederken, uzmanlardan kritik uyarılar geldi.
Sahadaki veriler, bu kışın son yılların en zorlu enfeksiyon sezonlarından biri olduğunu gösteriyor. Başrol oyuncusu ise H3N2 kodlu influenza virüsü. Ancak ona eşlik eden yeni Covid varyantları tabloyu daha da karmaşık hale getiriyor.
Avrupa’yı saran virüs Türkiye’de: H3N2 “K” varyantı
Bu yılki gribi diğerlerinden ayıran en önemli özellik, virüsün geçirdiği değişim. Uzmanlar, H3N2 virüsünün “K alt soyunun” baskın hale geldiğine dikkat çekiyor.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Avrupa’daki grip vakalarının yüzde 90’ını oluşturan bu virüs, Türkiye’de de etkisini hissettiriyor. Acil servis hekimleri durumu şöyle özetliyor:
“Grip sezonu bu yıl 1 ay erken başladı.”
“Hastalar sadece burun akıntısı değil; yatak döşek yatıran bir halsizlikle geliyor.”
“En büyük şikayet ise inatçı öksürük. İyileşme süreci çoğu hastada 10 ila 14 günü buluyor.”
Adı Grip ama etkisi farklı: Nimbus mu, Stratus mu?
Salgının bu kadar yaygın olmasının bir diğer nedeni de Covid-19’un yeni “kılık değiştirmiş” halleri. Nimbus (NB.1.8.1) ve Stratus (XFG) adı verilen yeni varyantlar, gribe benzer belirtilerle sahada dolaşıyor.

Vatandaşların belirtilerine göre hangi virüse yakalanmış olabileceğini ayırt etmesi zorlaşsa da, uzmanlar şu ipuçlarını veriyor:
Boğazınızda “jilet kesiği” gibi yanma varsa: Oklar Nimbus varyantını gösteriyor. Buna orta şiddette ateş eşlik ediyor.
Sesiniz kısıldıysa ve boğazınız gıcıklanıyorsa: Stratus varyantı olma ihtimali yüksek. Burun tıkanıklığı ön planda, ateş daha düşük seyrediyor.
“Dayak yemiş gibi” ağrınız varsa: Bu klasik İnfluenza (Grip) tablosudur. Ani ateş fırlar, kas ve eklemler sızlar.
Covid bitmedi, “arka plan virüsü” oldu
Eylül ayında yapılan “Covid dalga dalga gelecek” tahminlerinin gerçekleştiğini belirten enfeksiyon uzmanları, virüsün artık hayatımızın bir parçası olduğunu vurguluyor.
Maskelerin çıkması, aşılamanın azalması ve kapalı ortamların yoğun kullanımı; virüslerin “süper bulaştırıcı” ortam bulmasına neden oldu. Özellikle 20-50 yaş arası çalışan kesim hastalığı ayakta geçirip yayarken, faturayı 65 yaş üstü ve kronik hastalar ödüyor.
En tehlikeli virüs: “Koinfeksiyon”
Uzmanların en çok endişe ettiği durum ise aynı anda iki virüsün bulaşması. Tıbbi adıyla “koinfeksiyon” olarak bilinen bu durum, hastaların yaklaşık yüzde 2-3’ünde görülüyor.
Hem İnfluenza hem de Covid-19’un aynı anda vücuda girmesi, bağışıklık sistemini çökertip yoğun bakım riskini artırabiliyor. Ancak uzmanlar, “Her uzun süren grip çifte virüs değildir, H3N2 tek başına da süreci uzatabilir” diyerek paniğe gerek olmadığının altını çiziyor.
Ne zaman biter?
Kuzey yarımküre verilerine göre grip sezonu Ocak ayında zirve yapıyor. Ancak bu yıl yeni varyantların etkisiyle dalgalı seyrin ilkbahara kadar sürebileceği tahmin ediliyor. Uzmanlar, “Kıyamet senaryosu yok ama tedbiri elden bırakmayın” diyerek maske ve el hijyeni uyarısını yineliyor.
















