1. Haberler
  2. Gündem
  3. Diyanet 14 Kasım Cuma Hutbesi’ni Yayınladı: “Vatan ve Millet Ruhumuz”

Diyanet 14 Kasım Cuma Hutbesi’ni Yayınladı: “Vatan ve Millet Ruhumuz”

Diyanet İşleri Başkanlığı, 14 Kasım 2025 tarihli Cuma hutbesini paylaştı. 'Vatan ve Millet Ruhumuz' başlıklı hutbede, 81 ilde şehitlik, milli birlik ve Mehmetçik'e dua mesajları verilecek. İşte hutbenin tam metni...

Diyanet 14 Kasım Cuma Hutbesi'ni Yayınladı:
Diyanet 14 Kasım Cuma Hutbesi'ni Yayınladı: "Vatan ve Millet Ruhumuz"
0
Paylaş

Diyanet İşleri Başkanlığı, 14 Kasım 2025 Cuma günü Türkiye genelindeki tüm camilerde okunacak olan Cuma hutbesini “dinhizmetleri.diyanet.gov.tr” adresi üzerinden erişime açtı. Bu hafta müminlere “Vatan ve Millet Ruhumuz” başlığı altında seslenilecek. Hutbenin resmi PDF metnine Diyanet’in sitesinden de (buradan) ulaşılabilir. Hutbede, vatanın “bağımsızlığın sembolü” ve “mukaddes bir emanet” olduğu vurgulanırken, milli birlik ve beraberliğin korunmasına yönelik önemli mesajlar yer alıyor.

Bu Haftaki Cuma Hutbesinin Konusu Ne?

Bu haftaki Cuma hutbesinin konusu, ‘Vatan ve Millet Ruhumuz’ olarak belirlendi. Hutbenin ana odağında, vatan sevgisinin imandan gelen bir değer olduğu ve bu uğurda verilen mücadeleler bulunuyor. Metinde, kahraman ordumuz ve “Mehmetçik” için özel bir bölüm ayrılarak, “Mehmetçiğimiz, bugün; kanıyla, canıyla, her şeyiyle büyük bir mücadele içindedir. Sadece ülkemiz sınırlarında değil, ayak bastığı her yerde; sınır ötelerinde, gönül coğrafyamızda, garip sesinin, mazlum çığlığının yankılandığı her köşede insanlık onuru, iffet ve namusu ayakaltında kalmaktan kurtuluyor.” ifadelerine yer veriliyor.

Hutbede ayrıca, vatan için canını feda etmenin manevi değeri, Kur’an-ı Kerim’den ayetlerle destekleniyor. Şehitlerin Allah katında diri oldukları ve rızıklandırıldıkları hatırlatılıyor. Bu kutlu mücadelenin, “İslam’ın son ordusu” olarak nitelendirilen Türk ordusunun omuzlarında olduğu belirtiliyor.

Hutbede Birlik, Beraberlik ve Sorumluluk Mesajı

“Vatan ve Millet Ruhumuz” başlıklı hutbe, sadece manevi değerleri hatırlatmakla kalmıyor, aynı zamanda vatandaşlara yönelik bir sorumluluk çağrısı da içeriyor. Metinde, “Devletimizin bütünlüğü, vatanımızın bekası ve milletimizin selameti için sorumluluklarımızı hakkıyla yerine getirmek” bir borç olarak tanımlanıyor. Özellikle milli ve manevi değerlere sahip çıkmanın, bunları gelecek nesillere aktarmanın ve “aramıza fitne ve fesat tohumları ekmek isteyenlere karşı uyanık olmanın” altı çiziliyor.

Hutbenin son bölümünde, Bedir’den Malazgirt’e, İstanbul’un Fethi’nden Çanakkale’ye, İstiklâl Harbi’nden 15 Temmuz’a kadar vatan için canlarını feda eden tüm şehitler ve gaziler için rahmet duaları ediliyor. Hutbe, Peygger Efendimiz (s.a.s)’in, “Allah korkusundan ağlayan göz” ve “Allah yolunda nöbet tutan göz” hakkındaki hadis-i şerifi ile son buluyor.

Diyanet 14 Kasım 2025 Cuma Hutbesi Tam Metni

“VATAN VE MİLLET RUHUMUZ

Muhterem Müslümanlar!

Bizler için yalnızca bir toprak parçası olmayan vatan; bağımsızlığımızın sembolü, şanlı ecdadımızın bizlere bıraktığı mukaddes bir emanetidir. Kahraman milletimizin her türlü hayâsızca akına göğsünü siper ettiği, uğruna; canını, cananını, hatta bütün varını verdiği, ulvi değerleri yaşatmak için gazi olduğu, şehadet şerbetini içip Hakk’a yürüdüğü cennet yurdumuzdur. Vatan; içerisinde huzur ve güvenle yaşadığımız, hür olmanın onurunu tattığımız, istikbâlin umudunu taşıdığımız, âlimler, arifler, erenler diyarıdır.

Aziz Müminler!

‘Vatan’ deyince her şeyi unutup ileri atılan kahraman ordumuz ve Mehmetçiğimizi hayırla yâd etmek hepimiz için bir borçtur. Adını Fahr-i Kâinat Efendimizin adıyla anıp ‘Mehmetçik’ dediğimiz kahramandır o… ‘Peygamber Ocağı’ yuvasıdır onun! Güçlü, atılgan, zeki, becerikli ve gözü pektir! Daima ön safta olmak ister; asla durmaz, durmak nedir bilmez. Cepheden cepheye koşarken her türlü zorluğa göğüs gerer, vatan sevgisini daima ileride, en önde tutar ve ‘Vatan sağ olsun!’ der, ‘Yeter ki vatan sağ olsun!’ Şairin dediği gibi;

Şehitler tepesi boş değil, Toprağını kahramanlar bekliyor! Ve bir bayrak dalgalanmak için; Rüzgâr bekliyor! Destanı öksüz, sükûtu derin meçhul askerin; Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye Yattığı toprak belli, Tuttuğu bayrak belli, Kim demiş meçhul asker diye?

Kıymetli Müslümanlar!

Kur’an-ı Kerim, bu iman ve aşkla toprağa düşen canları, şehitler tepesini boş bırakmayan kahramanları şöyle anlatmaktadır: “Allah yolunda öldürülenlere sakın ölüler demeyin. Bilâkis onlar diridirler; Rableri katında rızıklara mazhar olmaktadırlar.” Cenâb-ı Hakk’ın bu müjdesine nail olmak isteyen kahraman ordumuz, geceleri gündüze, gündüzleri geceye sığdırmak için zamanı ve mekânı unutmuş, koşmaktadır. Mehmetçiğimiz, bugün; kanıyla, canıyla, her şeyiyle büyük bir mücadele içindedir. Sadece ülkemiz sınırlarında değil, ayak bastığı her yerde; sınır ötelerinde, gönül coğrafyamızda, garip sesinin, mazlum çığlığının yankılandığı her köşede insanlık onuru, iffet ve namusu ayakaltında kalmaktan kurtuluyor. Bu öyle bir insanlık mücadelesi ki, “Gevşemeyin, üzülmeyin. Eğer iman etmişseniz üstün olan sizlersiniz” buyuran Yce Kitabımız, barış yolunda bu kutlu askere, İslam’in son ordusuna, kahraman neferlerimize umut oluyor. Onları yeryüzü mazlumlarının duasına mazhar kılıyor. Şair bu hususu ne kadar da güzel ifade ediyor:

Şu kopan fırtına Türk ordusudur yâ Rabbi! Senin uğrunda ölen ordu, budur yâ Rabbi! Tâ ki yükselsin ezanlarla müeyyed nâmın, Galib et, çünkü bu son ordusudur İslâm’ın!

Değerli Müminler!

Devletimizin bütünlüğü, vatanımızın bekası ve milletimizin selameti için sorumluluklarımızı hakkıyla yerine getirmek; bize medeniyetler kurduran, zaferden zafere koşturan milli ve manevi değerlerimize sahip çıkmak ve bunları gelecek nesillere aktarmak, birlik ve beraberimizi sekteye uğratmamak, aramıza fitne ve fesat tohumları ekmek isteyenlere karşı uyanık olmak, kardeşliğimizden asla ödün vermemek üzerimize düşen bir borçtur.

Bu vesileyle Bedir’den Malazgirt’e, İstanbul’un Fethi’nden Çanakkale’ye, İstiklâl Harbi’nden 15 Temmuz’a, kelime-i tevhidin nurunun aziz milletimizin ve kutlu devletimizin üzerine düştüğü ilk günden bugüne kadar î’lây-i kelimetullah aşkıyla üzerinde özgürce yaşayabileceğimiz bir vatan için canlarını feda eden, ayrıca geçtiğimiz Salı günü elem verici uçak kazasında şehadet şerbeti içen aziz şehitlerimizi, ahirete irtihal eden kahraman gazilerimizi ve devlet büyüklerimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyorum. Milletimiz var olsun, devletimiz ilelebet payidar olsun.

Hutbemizi Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu müjdeleriyle bitirmek istiyorum: “İki göz vardır ki cehennem ateşi onlara dokunmaz: Biri, Allah korkusundan ağlayan gözdür. İkincisi ise gecesini Allah yolunda nöbet tutarak geçiren gözdür!” “

Diyanet 14 Kasım Cuma Hutbesi’ni Yayınladı: “Vatan ve Millet Ruhumuz”
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Bizi Takip Edin