ISO 22000 logosu müşteri algısını etkiler mi?

tarafından
113
ISO 22000 logosu müşteri algısını etkiler mi?

Marketlerin gıda reyonlarında yer bulan ürünlerin ambalajları üzerinde sıklıkla görülen ISO 22000 şartlarına uygun üretilmiştir ibaresi, müşteri algısını satın alma yönünde etkiler mi? Bu nedenden ötürü birkaç yıl önce ürünlerde ISO logolarının kullanımı yasaklanmıştı. Çünkü müşterilerin satın alma kararını etkilerken buna sadece ISO 22000 logoları değil, logolar üzerinde yer alan uluslararası kuruluşların logosu da etki ediyordu.

Reklam amaçlı olsun olmasın müşteri hatta insanların algılarını kendi ticari çıkarlarımız doğrultusunda eğriltmek meşru görülen bir yöntem değildir. Algı yönetimi adı verilen bu sürecin tüketicileri yanıltmaması gerekir. Özellikle konu gıda olduğunda algı içerisinde sağlık endişeni de barındırıyor. Doğal olarak bu türden logoların hatalı kullanımı müşterilerin bazı duygularını manipüle etmiş oluyor. Böyle bir durumda logo kullanımına müsaade edilmesi düşünülemezdi.

Gıda Firmaları ISO 22000’e Uygunluğunu Nasıl Göstermeli?

Gıda güvenliği gereği ISO 22000 veya HACCP logo kullanımı yasaklanmış olsa da yazı şeklinde düz bir ifade ile; “Bu ürün ISO 9001 ve ISO 22000’e uygun üretilmiş” bilgisinin ambalaja eklenmesinde sorun bulunmuyor. Bu durumsa sadece 22000 ve HACCP için değil tüm logoların kullanımı açısından bu şekilde.

Böyle bir ibarenin olması müşterilere güven aşılarken yasal açıdan soruna neden olmuyor. Günümüz rekabet ortamında binlerce ürünün sergilendiği gıda raflarının yerleşimi, renk kullanımı gibi çok sayıda etken müşterilerin alım yönünde kararlarını etkilediği eskiden beri bilinen psikolojik bir gerçek. Bu sebeple büyük ulusal marketlerin reyon yerleri sürekli yenileniyor. Farklı psikolojik etkenlerin kullanımı rekabet ve teknoloji ile artıyor. Hatta bu durum ANDROID ve ISO kapıya teslim market ürünleri uygulamaları kendisine geniş yer buldu.

Korona virüs başladıktan sonra eve kapıya doğrudan güvenli ürün teslimi hızlandı. Bu sektörde yatırımlar hızla büyüdü. İnsan psikolojisi ve satış arasındaki bağlantıya dikkat ederseniz sadece gıdalar için değil tüm sektörler için bu tekniklerin uygulandığını görebilirsiniz. Otomotiv sektörü de aynı şekilde müşterilerin yenilik algısını sıklıkla kullanıyor. Eski diye nitelendirdiğimiz otomobillerin neden bize eski göründüğünü, yeni makyajlama sonrası arabaların nasıl olup zihinlerimiz de daha yeni algısı oluşturduğunu hiç düşündüğünüz oldu mu?

Şimdi bu etkiyi gıda güvenliği gibi bir konuda ISO 22000’in tanıtımı boyutunda sunmaya kalkmak kuvvetli bir güven etkeni yapıyor ancak etik olmadığı gün gibi ortada. Gıda insanların zorunlu temel ihtiyaçları arasında yer alan diğer sanayi ürünlerinden çok farklı bir konudur. Hiçbir gıda üreticisinin müşteri psikolojisiyle oynama hakkı bulunmamaktadır. İpin bir ucunda insan, diğer ucunda sağlık ve ortasında gıda güvenliği sıralamasıyla hareket ediliyorsa gereken hassasiyetin gösterilmesi ve korunması gerekir.

Gerçi bu algısal hareketlerin sadece logolar ile ilişkilendirmek çok haklı bir yaklaşım da değil. Sanki diğer gıda ürünlerinde mesela sucuklar daha kırmızı, çocuklar alsın diye şekerler daha albenili üretilmiyor mu? Aradaki farkın nedeni ISO 22000’in yerel değil, uluslararası olup dünya ülkelerinin ortak bir yapısıyla üretilmiş olmasıdır. Firmalar bu türden rekabetçi oyunlara, hilelere başvuruyor. Ülkeler ise bunu yapamazlar. Devlet güven veren yapıda kalmalı, bunu zedeleyecek hiçbir davranışı benimsememelidir.

Gıdalar da tağşiş yapan firmaları belli aralıklar ve denetimler sonrasında Sağlık Bakanlığı yayınlamaktadır. ISO 22000 oldukça yararlı bir yönetim sistemi olmakla birlikte bu türden hatalı uygulamaların uzun vadede şirketin geleceği açısından sağlıklı olduğu ifade edebilmek mümkün değildir. Gıda bir reklam aracı olarak kullanılamaz. Ürün reklamları gösterimi mümkündür fakat ISO 22000 reklamı yapılabilecek değil uygulanabilecek bir güvenli gıda üretim teknikleri sistemidir. Reklamdan ziyade bu sistemin uygulama ile pazarlanması yerinde olacaktır.

kırşehir escort bayan