Bozuk gıdalar nasıl anlaşılır?

tarafından
33
Bozuk gıdalar nasıl anlaşılır?

Uzun süre tüketilmeden dolaplarda saklanan gıdalar zamanla bozulmaya başlayacaktır. Gıdaların soğuk olmayan ortamlarda muhafaza edilmesi bu gıdaların bozulmasını hızlandıracaktır. Baklagiller, sebze ve meyveler, et, süt ve balık ürünleri bozulduklarını şekillerindeki bozukluklardan ve kokularından belli etmektedir.

Vücutta ciddi hastalıklara ve gıda zehirlenmesi gibi problemlere neden olabilen bozuk gıdalar insan sağlığını oldukça ciddi bir ölçüde tehdit eder. Tüketilen besinlerin gıda güvenliği için güvenilir ve sağlıklı olması oldukça önemlidir. İnsan vücuduna gerekli vitamin ve minerallerin olması gerektiği gibi emilebilmesi için yapılan yemeklerde kullanılan besinlerin taze olması gerekir. Bozulmuş gıdaların tüketilmesi gıda zehirlenmesine sebep olarak vücuttaki iç organlarda kalıcı hasara sebep olabilmektedir.

Gıda zehirlenmelerinden korunmak için alınan besinlerin bozulmadan önce, zamanında ve son kullanma tarihinden önce tüketilmesi gerekir. Bununla birlikte olası bir gıda zehirlenmesi durumunda ilk yardım için https://www.sagligim.gov.tr/131-ilk-yardim/298-zehirlenmelerde-ilkyard%C4%B1m.html sayfasını dikkatlice okuyunuz. Gıda üretimi yapan firmaların çoğu gıdaların güvenli olabilmesi amacıyla HACCP uygulamaları yapmakta ve ISO 22000 sertifikası almak ve uygulamak suretiyle güvenli gıda üretimlerini sağlamaya çalışmaktadırlar.

Bozuk Gıdaların Tespit Edilmesi

Uzun süre tüketilmeden dolaplarda saklanan gıdalar zamanla bozulmaya başlayacaktır. Gıdaların soğuk olmayan ortamlarda muhafaza edilmesi bu gıdaların bozulmasını hızlandıracaktır. Baklagiller, sebze ve meyveler, et, süt ve balık ürünleri bozulduklarını şekillerindeki bozukluklardan ve kokularından belli etmektedir.

Tüketilmemesi gereken bozuk gıda ürünlerinin en başında et gelmektedir. Et ve et ürünlerinin bozuk olup olmadığının tespit edilebilmesi için bu ürünlerin öncelikle renginin kontrol edilmesi gerekir. Taze ve tüketime uygun olan etin rengi kırmızı ve parlak olur. Etin renginin soluk bir mora dönüşmesi bu ürünün bozulduğuna işaret eder. Et üzerinde yer yer yeşil veya siyah noktalar bulunuyorsa bu et küflenmiş demektir. Bozuk et aynı zamanda yapışkan bir dokuya sahiptir ve kötü bir koku yayar. Tüketilmesi ciddi sağlık sorunlarına yol açar.

Hızlıca tüketilmediği takdirde hemen bozulan bir diğer ürün balıktır. Balıkların taze olup olmadığı gözlerinin parlaklığından, pullarından ve solungaçlarından anlaşılmaktadır. Gözleri mat renkli ve dışa dönük, pulları gevşek balıklar bozulmuş demektir. Balıkların bozulup bozulmadığını anlamanın bir diğer yöntemi de balığın karnına parmağınızla bastırmaktır. Eğer bastırdığınız yer elinizi çektikten sonra eski halini almıyorsa balık bayat veya bozuk demektir.

Sebze ve Meyvelerde Bozulma

Sebze ve meyvelerin raf ve tüketim ömrü yapılarına göre değişiklik göstermektedir. Genelde dayanıklı olmasıyla bilinen patates bile belirli bir zaman içerisinde tüketilmediğinde gıda zehirlenmesi gibi problemlere yol açacak kadar bozulabilir. Patateslerin filiz vermesi bozulmaya başladığının göstergesidir. Soğanların kabuklarının yumuşaması, filizlenmesi de bu ürünlerin bozulmaya başladığının göstergesidir. Bozuk soğanlar aynı zamanda acı ve kötü bir koku yayar. Marul, maydonoz, roka, ıspanak gibi yeşil ve yapraklı ürünlerin bozulması yapraklarından belli olur. Yeşil yapraklı ürünler bozulduklarında yaprakları daha koyu yeşile dönerek yumuşar ya da sararır. Sararmış bu ürünler tazeliğini kaybetmiş demektir. Meyvelerin bozulması da yine renk ve kokularından anlaşılır. Bozuk sebzeler aynı zamanda yapışkan bir yapıya sahip olur. Bozuk meyveler haddinden fazla tatlı bir çürük kokusu yayar. Aynı zamanda bozuk meyvelerin tadı acılaşır ve yumuşama gösterirler. Muz raf ve tüketim ömrü özellikle kısa olan bir meyvedir ve hızlıca tüketilmesi gerekir. Dış kabuğu siyah ya da kahverengi olan muzlar bozulmuş demektir.

Süt ve Süt Ürünlerinde Bozulma

Süt ve süt ürünlerinin bozulup bozulmadığı da genel olarak kokusundan belli olur. Bozulan süt ve beyaz peynir, kaşar peyniri, tereyağ, yoğurt gibi süt ürünleri ekşi bir koku yayar. Küflenmeye başlayan ürünler tüketim zamanını çoktan aşmış demektir. Bozuk beyaz peynirler gaz oluşumundan ötürü normalden daha süngerimsi bir yapıya sahip olur. Bozuk yoğurtlar köpürmeye başlar, bozuk tereyağında farklı renklerde oluşumlar görülmeye başlar. Bozuk yumurtaların akı yeşilimsi bir renk almaya başlar, sarı kısmında siyah noktalar görülür ve kötü bir koku yayar.

Bu ürünlerin dışında turşuların bozulup bozulmadığı kokusundan ve tadına bakılarak anlaşılır. Ekşi bir koku yaymaya başlayan bozuk turşular aynı zamanda haddinden fazla asitli bir tada sahip olurlar. Bozuk turşuların içinde bulundukları su da bulanık bir renge sahip olur. Bozuk baklagiller kelebeklenme ya da kurtlanma yapar. Konserve ürünlerin bozulması genelde kapak kısımlarının bombe yapmasından anlaşılır. Bombe yapmış konserve ürünler tüketim zamanını geçirerek bakteri üretmeye başlamış demektir. Zamanında tüketilmeyen ekmekler küflenerek renk değiştirir ve küf kokusu yaymaya başlar. Reçel ve marmelat gibi tüketim süresi uzun olan ürünler kavanozlara düzgün aktarılmadıysa bozulmaları oldukça kolaydır. Bu ürünler bozuldukları zaman ekşileşir ve köpürme yapar.

Bunun dışında gıdalar paketleme ve taşınma sırasında çeşitli alet ve ekipmanların yeterli hijyene sahip olmaması yüzünden kontaminasyona uğrayarak bozulabilirler. Bu tip bozulmalar da insan sağlığına risk oluşturur.

Sonuç olarak bozuk gıda ürünleri genel anlamda renk, koku ve tadına bakılarak anlaşılır. Bozuk olduğu anlaşılan ürünlerin insan sağlığı açısından daha fazla tüketilmemesi gerekir. Sağlık açısından ürünlerin tazeyken tüketilmesi en iyi çözümdür.

Gıda Zehirlenmesinin Belirtileri Nelerdir?

Bozulmuş gıdalar insan vücuduna zararlı bakteriler ve mikroorganizmalar üretirler.  Salmonella, Campylobacter, Escherichia coli ve Listeria bakteri kaynaklı gıda zehirlenmelerinden sadece bir kaçıdır. Bu bakterilerin ürediği bozuk gıdaların tüketilmesi sonucu gıda zehirlenmesi meydana gelir. Gıda zehirlenmesinin tipik semptomları baş ağrısı, halsizlik, baş dönmesi, mide ağrısı, kusma ve ishaldir. Hafif vakalarda gıda zehirlenmesi üç-dört gün içerisinde kendi kendine geçebilir. Ağır vakaların hastanede tedavi edilmesi gerekir, erken teşhis edilmesi hayati önem taşır.

Hafif gıda zehirlenmelerinin ilk belirtileri genel olarak mide bulantısı, kusma, karın krampları ve ishal şeklindedir. Bu belirtiler bozuk gıdaların tüketiminden sonraki iki saat içerisinde hızlı bir şekilde görülmeye başlar. Bu belirtiler genelde birkaç gün içerisinde kendiliğinden kaybolur, bu sürenin sonunda vücut toksinlerden temizlenmiş olur ve semptomlar ortadan kalkar. Ağır vakalarda ise şiddetli kusma ve ishal semptomları, kanlı ishal ve ateş gibi durumlar ortaya çıkabilir. Bu gibi durumlarda en yakındaki sağlık kuruluşuna başvurmak hayati bir önem taşır. Hastaneye gidilen durumlarda doktor hastanın şikayetini, belirtileri ve bu belirtilerin ne kadar zamandır devam ettiğini soracaktır. Gıda zehirlenmesi şüphesinde hastanın gün içerisinde tüketmiş olduğu bütün gıdaların bilinmesi gerekmektedir. Daha sonra hasta kontrol edilerek nabız, tansiyon ve kan değerleri ölçülür.

Gıda zehirlenmesinin belirtileri en geç üç gün içerisinde kendi kendine ortadan kalkar. Vücut bu süre zarfında ishal ve kusma yoluyla içerisindeki toksinleri temizlemiş olur. Kusma ve ishal sırasında vücut büyük miktarlarda sıvı ve elektrolit kaybına uğradığından dolayı gıda zehirlenmesi tedavisinin asıl amacı bu kaybın dengelenmesiyle alakalıdır. Bu nedenle hastaların bolca sıvı tüketmesi gerekmektedir. Bitki çayları ve maden suyu bu açıdan oldukça faydalı alternatiflerdir. Hastane içinde bu elektrolit kaybı serumlarla da desteklenebilir. Bakteriyel kaynaklı zehirlenmelerde antibiyotik tedavisine de başlanır.

Bozuk gıda tüketiminden dolayı oluşan gıda zehirlenmesi ve tedavisinden sonra hastaların kendilerini toparlayana kadar midelerini tekrar yormamaları büyük önem taşır. Bu süreçte kızartma gibi aşırı yağlı gıdalardan uzak durulması gerekmektedir. Hastalara yemeleri için lapa pilav ya da muz gibi yumuşak, kolay yutulan gıdalar önerilir. Bol sıvı tüketimi kaybedilen elektrolitlerin yerine konması için kritik öneme sahiptir. Mide bulantısının engellenmesi ve midenin rahatlatılması için nane limon içilmesi tavsiye edilir.

Tekrar gıda zehirlenmesine uğramamak için alınan gıda maddelerinin vakti geçirilmeden zamanında tüketilmesi gerekmektedir. Dış faktörlere dayalı sıkıntıların önüne geçmek için ise açıkta satılan gıdalardan uzak durmak, temizliğine güvenilen ve ürünlerinin tazeliğinden emin olunan yerlerden alışveriş yapılması önerilir. Tüm bunlara dikkat edildiği takdirde gıda zehirlenmelerinin önüne geçilecektir.

ISO 22000 veya HACCP gibi gıdalarda kritik KKN denilen kontrol noktalarının anlaşılması ve gıda güvenliği yönetim sistemleriyle ilgili bilgilendirme için “Adl Belge Belgelendirme Danışmanlık ve Eğitim Hizmetler” ile https://www.adlbelge.com/ site adresinden iletişime geçmeniz yeterli olacaktır.